Neden Bağlam Kelime Listelerini Geride Bırakır
İngilizce öğrenenlerin çoğu kelime listesi ezberlemeyi denemiştir. Pazar günü yirmi kelime çalışırsınız, çarşambaya kadar yarısı uçup gitmiştir. Bu kişisel bir başarısızlık değil; hafızanın çalışma şekli böyledir. Bir listedeki kelimeye bağlı hiçbir hikâye yoktur. Bir romanın içinde karşılaştığınız kelime ise farklıdır. Onu kimin söylediğini, neler olduğunu ve nasıl hissettirdiğini bilirsiniz. Bu duygusal ve anlatısal bağlam tutkal gibi davranır ve kelimenin hafızanızda çok daha uzun süre kalmasına yardımcı olur.
Bütün bir kitap okuduğunuzda, aynı kelimeler tekrar tekrar karşınıza çıkar. The Adventures of Sherlock Holmes gibi bir dedektif hikâyesi, gözlem, kanıt ve akıl yürütme etrafındaki kelimeleri onlarca kez tekrarlar. Dracula gibi bir gotik roman ise karanlık, korku ve doğaüstüne dair kelimelere durmadan geri döner. Bir kelimeyle her karşılaşma, bir sonraki karşılaşmayı kolaylaştırır. Uzun kitapların (kısa alıştırmaların değil) bu kadar güçlü kelime öğretmenleri olmasının nedeni budur. Bunun arkasındaki araştırmayı bilimsel temel sayfasında daha ayrıntılı okuyabilirsiniz.
Önce Tahmin Edin, Sonra Kontrol Edin
Bilinmeyen bir kelimeyle karşılaştığınızda ilk içgüdünüz onu hemen aramak ya da çevirmek olabilir. Bunun yerine farklı bir alışkanlık deneyin: anlamını çevresindeki cümleden tahmin edin, sonra kontrol edin. Duruma bakarak kelimenin büyük olasılıkla ne anlama geldiğini kendinize sorun. Karakter korkmuş mu yoksa rahat mı? Bir şey büyüyor mu yoksa küçülüyor mu? Bu tahmini yapmak (kusurlu bile olsa) beyninizi kelimeyle aktif olarak meşgul olmaya zorlar ve bu çaba, anlamın akılda kalmasını sağlayan şeyin bir parçasıdır.
Tahmininizi yaptıktan sonra, hızlı ve seviyeye göre derecelendirilmiş bir tanım için kelimeye dokunabilirsiniz. The Reading Corner üzerindeki dokun-ve-anlamını-gör özelliği, seçtiğiniz CEFR seviyesine uygun kısa bir anlam verir; böylece birden bire daha da fazla bilinmeyen kelimeyle dolu bir sözlük maddesi okumaya başlamazsınız. Sonra okumaya devam edersiniz. Amaç, her cümlede durmak değil, hikâyenin içinde ilerlemeye devam etmektir.
Kelimelerin Çoğunun Zaten Tanıdık Olduğu Bir Kitap Seçin
Kelime dağarcığı en hızlı, okuduğunuzun çoğunu (kabaca her 100 kelimeden 95'ini) anladığınızda gelişir. Bir sayfada on bilinmeyen kelime varsa, hikâye keyifli olmaktan çıkıp yorucu hale gelir. İki ya da üç bilinmeyen kelime varsa, bağlamdan tahmin edebilir ve yine de olay örgüsünü takip edebilirsiniz. Doğru seviyeyi seçmenin bu kadar önemli olmasının nedeni budur.
- A2 ya da erken B1 seviyesindeyseniz, Alice's Adventures in Wonderland, Aesop's Fables ya da The Wonderful Wizard of Oz deneyin; cümleler daha kısa, kelimeler daha somuttur.
- B1–B2 seviyesindeyseniz, A Christmas Carol ya da Treasure Island gibi bir hikâye, sizi bunaltmadan daha zengin bir dil sunar.
- B2 ve üzerinde rahatsanız, Pride and Prejudice ya da Great Expectations kelime dağarcığınızı belirgin biçimde zorlayacaktır.
- Mevcut tüm kitaplara göz atmak için /library sayfasını, CEFR seviyenize uygun seçilmiş bir liste için ise /levels sayfasını ziyaret edin.
Basit Bir Günlük Rutin
Karmaşık bir sisteme ihtiyacınız yok. Tutarlı ve keyifli bir alışkanlık, ara sıra yapılan maraton seanslardan çok daha değerlidir. İşte çoğu öğrenci için iyi işleyen bir rutin:
- Her gün, hayatınıza uyan düzenli bir saatte 20–30 dakika okuyun: sabah yolculuğu, öğle molası ya da yatmadan önce.
- Özellikle nasıl telaffuz edileceğinden emin olmadığınız kelimelerde, metin vurgulanırken anlatımı dinleyin. Bir kelimeyi aynı anda duymak ve okumak, hem sesini hem yazılışını hatırlamayı kolaylaştırır.
- Bilinmeyen bir kelimenin anlamını görmek için dokunduğunuzda, devam etmeden önce kelimeyi bir kez kendi kendinize sessizce söyleyin.
- Her yeni kelimeyi hemen hatırlamak konusunda endişelenmeyin. Önemli kelimelerle tekrar karşılaşacağınıza güvenin; karşılaşacaksınız da.
- Başladığınız kitapları bitirin. Bir hikâyenin sonuna ulaşmak, size dilin bütününe dair güçlü bir his verir ve tekrarlanan kelimeler en çok sona doğru karşılığını verir.
Sabırlı Olun: Kelimeler Birkaç Karşılaşma İster
Bir kez gördüğünüz kelime, nadiren sahip olduğunuz kelimedir. Yeni bir kelime, aktif kelime dağarcığınızın parçası olmadan önce genellikle birkaç karşılaşma gerektirir; siz onu doğal biçimde kullanmadan önce ise birkaç tane daha. Bu, cesaretinizin kırılması için bir sebep değil. Okumaya devam etmek için bir sebeptir. Bitirdiğiniz her sayfa, öyle hissettirmese bile, sessizce bir temel kuruyor.
Bazı haftalar kelime dağarcığınız sıçramış gibi gelir. Diğer haftalar hiçbir değişiklik fark etmezsiniz. İkisi de normaldir. En çok ilerleme kaydeden öğrenciler, kısa patlamalarla en sıkı çalışanlar değildir; kitap kitap, ay ay gelmeye devam edenlerdir. Keyif için okumak bir kestirme yol değil, ama gerçekten zevkli; bu da onu sürdürme olasılığınızı artırır.
Merak ettiğiniz bir kitapla, hikâyeyi rahatça takip edebileceğiniz bir seviyede başlayın. Kelime dağarcığınız için en iyi kitap, gerçekten bitireceğiniz kitaptır. Kütüphaneye göz atın ve bugün bir tane seçin; her şey ücretsiz, hesap gerekmiyor.